Dr. Nimet KAŞKARLI Hoşgeldiniz !

  • Klasik Çince
  • Türkçe
  • Rusça
  • İngilizce
  • Arapça

Çalişma : Pazartesi 'den Cuma ; 10:00 - 19:00
  İletişim : +90 532 5079373

Proloterapi

Proloterapi Nedir?

Özellikle eklemlerde ve omurgada yıpranmış veya deforme olmuş dokuların, hastanın vücudunun kendi onarımını etkilemeye başlaması için hekim tarafından tarafından bilinçli  olarak “rahatsız edildiği” hassas tıp (precision medicine) yöntemidir. Rejenerasyonu tetiklemek için soruna neden olan bölgeye genellikle dekstroz, şekerli suyun bir versiyonu olan zararsız bir sıvı solüsyon enjekte ederiz. Amacımız sıvı enjeksiyonu ile dokuda kontrollü bir tahriş yaratmak ve yenilenmeyi tetiklemektir. Biz enjeksiyonu yaptıktan sonra yarattığımız küçük hasarı algılayan vücut, olay yerine iyileştirici ve büyüme faktörlerini yönlendirir ve taze yeni doku oluşturmaya başlar. Eklemlerde ve diğer vücut bölgelerinde yeni doku, stabiliteyi artırabilir ve ameliyat olmadan ağrıyı ortadan kaldırabilir. Gerilmiş, aşınmış veya yırtılmış bağlar ve tendonlar bu teknikle canlandırılabilir.

Nasıl uygulanır?

Bu alanda özel eğitim almış hekimler hasarlı bölgenin anatomik yapısında göre belirli noktalardan daha önce hazırlanan serumları enjekte ederler. Birçok hastada 3 hafta aralıklar ile 4-6 seans uygulama yapmaktayız.

Eklem ve Yumuşak Doku Enjeksiyonları

Modern hekimlikte enjeksiyonlar tedavi uygulamaları içinde geniş yer tutar. Enjeksiyon ile hastalanmış ya da hasarlanmış bölgenize doğrudan ilaç uygulayarak daha hızlı bir sonuca ulaşmayı hedefleriz. Fizik tedavi ve rehabilitasyon hekimleri olarak günlük pratiğimizde eklem içine, eklem yanına (parartikuler), kaslardaki tetik noktalara, tendonlara, omurgaya, bağlara, sinirlerin geçtiği bölümlere enjeksiyonlar yapıyoruz. Bu enjeksiyonlarda sıklıkla kortizon, lokal anestezik, Na hyalurinat (halk arasında horoz ibiği iğnesi olarak bilinir), özel karışım serumlar  (proloterapi), botulinum toksini (botox, dysport), PRP (trombositte zengin plazma), ozon tercih edilmektedir. Bazen de sadece iğne ilaç vermeden sadece iğne batırmak bile tedavi sağlayabildiğini (kuru iğneleme) gözlemliyoruz.

Na-Hyalurinat (Kıkırdak İğnesi, Horoz İbiği İğnesi)

Eklem içine yapılan özel bir uygulamadır. Özellikle diz, kalça, omuz ve çene ekleminde  kireçlenme tespit ettiğimiz hastada eklem kıkırdağının ana maddelerinden biri olan Na-Hyalurinat içeren, yüksek molekül ağırlıklı kayganlaştırıcı bir sıvı v enjekte ediyoruz. Bu sıvı ekleme içinde kıkırdakların yüzeyini kaplayarak kireçlenme dolayısıyla yıpranmış kıkırdakların yüzey sürtünme katsayısını düşürür.

Molekül ağırlığına göre değişen birçok preparat mevcut. Birer hafta ara ile 3 kez ve tek doz olarak uygulama yapılmaktadır. Bir süre sonra etkinliği kaybolduğundan 6 ay -1 yıl aralarla tekrar edilmesi gereklidir. Düşük oranda gözlenen ve bir iki günde geçen lokal alerji dışında yan etkileri yoktur.

Lokal Anestezik Enjeksiyonları

Genelde kortizonla karıştırılarak yapılsa da özellikle myofasial ağrılarda (kulunç-kas tutulması) oluşan tetik noktalara çok sık uygulanmaktayız. Bu tip kas ağrılarında genelde birkaç kez 1-2 cc kadar yapılır ve germe egzersizleri ile kombine edildiğinde son derece etkilidir. Çok az miktarda ilaç uygulandığından yan etkisi son derece nadirdir. Bazen ağrının kaynağını anlamak içinde yapılabileceği gibi bazı tedavilerden önce hastanın ağrısını azaltmak içinde kullanılabilmektedir.

Sodyum Hyaluronat Enjeksiyonu

Sodyum Hyaluronat Enjeksiyon Tedavisi; Eklem içine uygulanan tedavisi yöntemidir, Eklemlerde doğal şeklinde bulunan eklem sıvısına benzer kayganlaştırıcı ve darbe emici görevi sahip olduğundan, eklem boşluğuna enjekte edildiğinde eklem sıvı eksikliği den kaynaklı sürtünmeyi önlediğinden , eklem ağrıları ve şişliklerde kullanılır.

— — Endikasyonları
  •  Sodyum hyaluronat eklem ağrısı ve buna bağlı hareket kısıtlılığı olan hastalara önerilir. Bu belirtiler dejeneratif hastalık veya travma sonucu ortaya çıkmış olabilir.
  • Sodyum hyaluronat eklem hareketliliği ve esneklik sağlayarak ağrıyı büyük oranda hafifletir.
  • Tedavi, eklemlerin maruz kaldığı dejeneratif ya da travmatik değişikliğin şiddetine bağlı olarak, haftalık aralıklar ile, 1 ila 3  sodyum hyaluronat eklem içi kullanımını içerir.
—— Etkileri
  • Sodyum hyaluronat orta vadede, eklemlerde sodyum hyalüronat seviyelerini geri kazandırır.
  • Vücudu doğal olarak uyarmak suretiyle kıkırdağın mekanik özelliklerini onarmasını sağlar.
  • Uzun süreli bir etki sağlayıp, eklemlerdeki sodyum hyalüronat seviyelerini eski haline getirerek, orta vadede çift etki sağlar.
  • Doğal eklem sıvısının diz eklemini yastık gibi koruduğu bir etki yaratır ve kayganlaştırır. Bu sayede diz ağrısını tedavi ederek azaltmaya yardımcı olur.
  • İyileştirici etki ve rahatlama sağladığı kanıtlanmıştır.

Botulinum Toksin (Botox Enjeksiyonları)

Botulinum toksini aslında bir bakterinin ürettiği son derece zehirli bir toksindir. Bu toksin kas sinir iletimini etkileyen kasta gevşek bir felç yapar. Bu felç yaklaşık 3-4 ay kadar sürer zamanla etkisi geçer. Bu özelliği nedeni ile felç geçiren hastalarda (inme-hemipleji, parapleji, spastik paraparezi) ortaya çıkan aşırı kas kasılmalarında, istemsiz kas hareketlerinde, spastik çocuklarda ortaya çıkan kas kasılmalarında, distonilerde (yazıcı krampı, müzisyen krampı), gerilim tipi baş ağrılarında, aşırı el terlemelerinde kullanılmaktadır. Rehabilitasyon tıbbında en sık felçlerde ortay çıkan aşırı kas kasılmalarında kullanılmaktadır. Uygulanan kas 3-4 ay süre ile gevşer ve bu süre zarfında uygulanan rehabilitasyonun etkinliği artırıldiği, kas spazmının getirdiği ağrı ve diğer sorunlarda kısmi rahatlama sağlayabildiği için tercih etmekteyiz. Etki geçtiğinde hastanın durumuna ve tedaviye verdiği cevaba göre enjeksiyonlar tekrarlanabilir. Küçük çocuklarda genellikle anestezi ile uygulanır.

Yüksek doz yapılmadığı sürece ciddi bir yan etkisi yoktur. Zamanla sık tekrarlanan enjeksiyonlar nedeni ile vücutta oluşan antikorlar ilacın etkinliğini azaltabilir. Pahalı olması en önemli dezavantajıdır.

PRP ile Diz kireçlenmesi (Osteoartrit) tedavisi

PRP (trombositten zengin plazma) kas ve iskelet sistemi hastalıklarının tedavisinde, doku ve kıkırdak hasarlarının onarımında son derece başarılı sonuçlar veren bir uygulamadır.
Sizden alınan 8-10 cc lik kan PRP tüpüyle birlikte 15 dk santrifüj edilir. Santrifüj sırasında kandaki kırmızı ve bizim için gereksiz kısım PRP tüpünün altına çökerken büyüme faktörleri, sitokinler tüpün üst kısmında yoğunlaşır. Enjektör aracılığıyla bu trombositler alınıp hastanın diz eklemine enjekte edilir. PRP tedavisi ağrı kesici gibi bir işlem değildir. İşlemden 15 dk sonra aktif olur ve dizdeki hasarı onarmaya başlar. PRP nin etkilerini yavaş yavaş hissetmeye başlarız ortalama 1 hafta sonra iyileşmeye başladığınızı hissedersiniz tam etkisini göstermesi ise 1 ay süre geçtikten sonra olacaktır. Normal süreç bu şekilde işlese de işlemin yapıldığı kişideki kireçlenme seviyesi, diz sağlığına verdiği önem ve yaşı tedavinin başarısında en önemli etkenlerdir.

– PRP Kaç seans uygulanır?

Prp ile diz tedavisi ilk uygulandığında 3 seans yapılması önerilir. Seanslar arası süreç minimum 5 gün, maksimum 21 gün olmalıdır bu zaman periyodunun en önemli amacı Prp tedavi seanslarını vücudumuzda 21 gün aralıklarla gerçekleşen hücre yenilenmesi dönemi içerisinde gerçekleştirerek prp ile diz tedavisinden alabileceğiniz şifayı maksimum seviyeye çıkarmaktır.

Prp ile diz tedavileri en yüksek etkiyi 5 – 21 gün aralıklarla 3 kez tekrar edildiğinde gösterir.

Önerilen prp seans sayısı maksimum etkiyi almak içindir ama zorunlu değildir. Her prp tedavi seansı dizinizdeki kireçlenme, kıkırdak hasarı, bağ ve menisküs hasarlarını onarıcı etki sağlayacaktır.

Prp ile diz tedavisin başarısı kişiden kişiye farklılık gösterir bunun sebebi prp tedavisi hastanın kendisi için kendi kanından biyolojik onarımını ( doku iyileşmesi) başlatır her insanın yaşı, genetik yapısı farklı olduğundan dolayı vücudunun iyileştirici gücü ve tedaviye olan ihtiyacı da farklıdır. Her hasta prp ile diz tedavisinden olumlu ama farklı düzeyde sonuç alır.

Sodyum Hyaluronat Enjeksiyonu